Asya - Pasifik Pazarı
Küresel krizin etkisini her geçen gün daha şiddetli hissettirmesi, en büyük pazarımız olan Avrupa'nın bu krizden etkilenmesi geç de olsa bizleri yeni pazarlar araştırmaya mecbur etmiştir.
Bu tehlikeyi çok önceden gören Dış Ticaret Müsteşarlığımız (DTM) 2000-2003 döneminde gerçekleştirdiği "Komşu ve Çevre Ülkeler Stratejisi" ve 2003'ten başlattığı "Afrika Ülkeleri Stratejisi"nin başarılı sonuçlar vermesi ardından, bu başarılardan cesaret alarak 2005'te "Asya-Pasifik Ülkeleri ile Ticari ve Ekonomik İlişkileri Geliştirme Stratejisi"ni gündemine almış ve o tarihten beri başarılı çalışmalar yürütmüştür.
Bu büyük pazara yönelme nedenlerini DTM yetkililerine "Neden Asya-Pasifik?" diye sorduğumda aldığım cevap hayli gerçekçi.
Neden Asya-Pasifik
-Dünyanın en hızlı büyüyen ekonomik alanı olan bu bölgeyle ticari ve ekonomik ilişkilerimizde genel bir ivme kazandırmak.
-Dünya nüfusunun yarısından fazlasını barındıran ve dünya ticaretinde önemli bir yere sahip olan bölge pazarlarından gerekli payı almak.
-İhracatımızda karşılaşılan ve yapısal sorun olan sektörel ve bölgesel bağımlılığı bertaraf ederek yeni açılımlar gerçekleştirmek.
-Bölge ülkelerinden yapılan ve ihracatımızda ana-ara girdi olarak kullanılan ürünlerin ithalatında gerekli disiplini sağlamak.
-Önemli sermaye birikimine sahip ülkelerden (Japonya, Güney Kore, Tayvan, Çin ve Singapur) yatırımlar çekmek.
-Türkiye'nin bazı sektörlerde rekabet gücünü artırmak amacıyla bazı yatırımlarını bölge ülkelerine yönlendirme olasılığı sağlamak.
-Müteahhitlik, müşavirlik ve mühendislik firmalarımızın bu bölgedeki pazar paylarını artırmak ve onlara yeni pazarlar bulmak. Savunma sanayi sektörünün sahip olduğu (Pakistan, Malezya) pazar payını artırmak ve yeni pazarlar bulmak ve girmek (Endonezya, Bangladeş, G.Kore gibi).
Bu nedenlerin hedef gördüğü rakamsal veriler ise şöyle:
2004'te Asya-Pasifik'in genel ithalattki 2 milyar dolarlık yüzde 0.1 payının 5 yıllık bir perspektifte 8 milyar dolara yükseltilmesi ve bu amaçla söz konusu stratejinin bütün enstrümanlarının etkin biçimde kullanımı ve öngörülen faaliyetlerin süratle öncelikli ülke ve sektörler bazında gerçekleştirilmesi ana hedef olarak konulmuş.
Büyük bir pazar
Pazarda zengin, fakir 39 ülke var. DTM çok farklı gelişmişlik düzeyi içeren bu ülkelere yönelik pazar kapma çalışmalarını 2005'te başlatmış. OECD üyesi Avustralya, Y. Zelanda ve Japonya, BRIC ülkelerinden (Brezilya, Rusya, Hindistan, Çin) Çin ve Hindistan, ASEAN ülkelerinden Malezya, Endonezya, Tayland ve Singapur'un yanı sıra dünyanın en az gelişmişlik düzeyine sahip Afganistan, Bangladeş ve Moğolistan burada. Bu durum pazara girme açısından ilk etapta dezavantaj olarak görülse de, aslında önemli bir avantaj sağlamaktadır. Her ürünün farklı kalite ve ölçeklerde üretildiği söz konusu bölge 3 milyar nüfusun üzerinde tüketicisiyle büyük bir pazar.
Bu pazar 2007 sonu itibariyle dünya ticaretinden ihracatta yüzde 27.9, ithalatta yüzde 25.3 pay alıyor. Asya-Pasifik, 2007'de 3.8 trilyon dolar ihracatı, 3.5 trilyon dolar ithalatı ile dış ticarette toplam 7.3 trilyon dolarlık bir güce sahip. Dünya ticaretinde ilk 10'daki ülkelerden 5'i (Çin, Japonya, G.Kore, Hong Kong ve Singapur) bu pazarda. İleriye dönük planlarda 2030 itibariyle dünya ticaretinin ilk iki sırasında Güneydoğu Asya-Pasifik ülkelerinin olacağı ve toplam ticaretin yaklaşık yüzde 40-50'sinin bu bölgede yoğunlaşması bekleniyor. Birçok strateji kuruluşunca dünya ekonomisinin 2050'deki lider ülkeleri olacağını belirttiği Hindistan ve Çin'in Pasifik'te yer alacağı dikkate alınmalı.
Yatırımcı için ilginç
Bu pazar karşılıklı yatırımlar açısından da önemli. Güneydoğu Asya, yatırım açısından da gelecek arz etmeye aday. Bu bölge faktörel avantajları nedeniyle büyük miktarlarda yatırım çeken ülkeleri barındırmasının dışında yatırım ihraç eden ülkeleri de içeriyor. Bu ülkelerden Çin 2001-2006 döneminde yıllık ortalama 60 milyar dolar tutarında doğrudan yabancı sermaye yatırımı çekti. 1 trilyon doları aşan tutardaki döviz rezervleri ile de en önemli yatırım ihraç etme potansiyeline sahiptir. Japonya, Avustralya, Hong Kong, Singapur ve G. Kore de önemli yatırımcılardandır.
Asya-Pasifik ile Türkiye arasındaki yatırımlar şu şekilde yorumlanmaktadır.
Çin ile yatırım ilişkilerinin geliştirilmesi yatırımları sürerken 700 milyon dolar tutarındaki hızlı tren projesi yatırımı ve kredisi oluşturulmuştur. Ülkemizde 100'den fazla Japon sermayeli firmanın yaklaşık 2 milyar dolar yatırımı var ve bu yatırımcılardan Toyoto, 2006'da 2.5 milyar dolarlık ihracatla şampiyon oldu. G.Koreli 100'den fazla firma yatırım yaptı. Bunlardan Hyundai, LG ve Daewoo en büyük yatırımcı ve ihracatçı.
Hong Kong 1.3 milyar tutarındaki özelleştirme yatırımı ile İzmir Limanı'nı aldı. Singapur 755 milyon dolarlık yatırımla Mersin ve İskenderun limanlarını aldı. Avustralya ve Y.Zelanda tarım sektöründe potansiyel yatırımcılardır.
Türkiye ile ilişkiler
Türkiye DTM ile bu bölgedeki 19 ülke ile Ticaret ve Ekonomik İşbirliği Anlaşması imzaladı. 18 ülke ile Karma Ekonomik Komisyon (KEK) Mekanizması kurulmuş, 14 ülke ile Yatırımların Karşılıklı Teşviki ve Korunma Anlaşması (YKTK), 11 ülke ile de Çifte Vergilendirmenin Önlenmesi (ÇVÖ) Anlaşmaları imzaladı. Ayrıca AB'nin Asya-Pasifik'e yönelik politikası yakından izlenerek G.Kore ve Hindistan ile Serbest Ticaret Anlaşmaları (STA) müzakere aşamasındadır, ASEAN ülkeleriyle de STA girişimlerinde bulunulmuştur.
Asya-Pasifik'in toplam dış ticaretimizdeki payı 2007 sonu itibariyle toplam 31.8 milyar dolarlık ithalat (genel ithalatta yüzde 18.73 pay), 3.84 milyar dolarlık ihracatımız (genel ihracatımızda yüzde 3.9 pay) şeklindedir. Bölgeye yapılan ihracatımız genel ihracat artış hızımızın üzerinde, genel ithalat artış hızının gerisindedir. Ayrıca 7 Asya-Pasifik ülkesinde toplam 3.5 milyar dolarlık müteahhitlik hizmeti yapıldı. Bu pazarda ciddi bir dış ticaret açığı var. DTM'yi bu pazara yönelten ve 2005'ten beri yoğun çalışmalar yapmaya iten bu uzak ara dış ticaret açığıdır. Asya-Pasifik ile dış ticaretimizde ilk 5 ülke Çin, G.Kore, Japonya, Hindistan ve Tayvan olup en büyük ticaretimiz 1.039 milyar dolarlık ihracat ve 13.2 milyar dolarlık ithalatla Çin'dir. Dış ticaretimizin en büyük açığı da bu ülkeyle. 2007'deki 62.8 milyar dolarlık dış ticaret açığımızın yüzde 43'ü Asya-Pasifik'ten kaynaklandı. En büyük dış ticaret açığımız 12.2 milyar dolarla Çin, 4.2 milyar dolarla G.Kore ve 3.5 milyar dolarla Japonya'dan kaynaklandı.
Proje meyveleri veriyor
Bölgede sayısı 10 ülkeyle sınırlı ticaret müşavirliklerimiz 6 yeni ülkenin de katılımıyla 17‘ye çıkarılıyor. KEK toplantıları, resmi temaslar, ticareti geliştirici faaliyetler artıyor, çeşitli ülkelerde 14 fuar düzenleniyor, karşılıklı alım heyetleri gidip geliyor, ticaret ve ekonomik işbirliği anlaşmaları imzalanıyor; karşılıklı cumhurbaşkanları, bakanlar ve müsteşarlar düzeyinde ziyaretler yapılıyor, Asya-Pasifik zirvesi düzenleniyor, STA'lar için zemin oluşturuluyor. Bu çabalar meyvelerini vermeye başlıyor.
Asya-Pasifik ile Ticari ve Ekonomik İlişkileri Geliştirme Stratejisi meyvelerini ilk uygulama yılı 2005'te, 2004'e göre yüzde 22.12'lik ihracat artışıyla veriyor. Dış ticaret hacmimiz ise yüzde 31.8 artarak 22.4 milyar dolara ulaşıyor. 2006'da artış sürüyor. 2006, 2005'e göre yüzde 20.88 ihracat artışı gerçekleşiyor. 2006 dış ticaret rakamımız önceki yıla göre yüzde 21 artarak 27.1 milyar dolar oluyor. 2007 ihracatımız 2006'ya göre yüzde 27.61 artıyor. Dış ticaret rakamı 2007'ye göre yüzde 30.6 artarak 35.7 milyar dolar oluyor. 2008 ocak-eylül dönemi artışı 2007 aynı dönemine göre yüzde 69 artarak bir rekor kırıyor ve 4.5 milyar dolara ulaşıyor. Aynı dönemdeki genel ihracat artış oranımız ise yüzde 38'dir. Ocak-eylül dış ticaret rakamı 2007 aynı dönemine göre yüzde 30.6 artarak 35.7 milyar dolar oluyor. Evet, ihracatımız artmaktadır ama Çin faktörünün devreye girmesiyle artan ithalat nedeniyle dış ticaret dengemizde de dengesizlikler görülüyor.
Sonuç
Bölgeyle ticaretimiz ağırlıkla Çin, Japonya ve G.Kore ekseninde şekillenmektedir. Bunlar en büyük dış ticaret açığı verdiğimiz ülkelerdir. Tayvan, Endonezya, Malezya, Pakistan ve Avustralya ile de ticari ilişkilerimizde gözle görülür bir gelişme var. Projenin başlangıç tarihi olan 2005'te bölgedeki 12 önemli ülkeye ihracat artışı sağlanmıştır. Bu sayıya 2006'da yeni 6 ülke, 2007'de 8 yeni ülke daha katılmıştır. 2005'ten beri ithalat patlaması da yaşanmış ve dış ticaret açığımızdan yüzde 43 gibi yüksek bir orana ulaşmıştır.
Krizden kurtulmanın veya en az hasarla atlatmanın tek yolunun ihracatımızı artırmaktan; ülkeleri ve ürünleri çeşitlendirmekten geçtiğini bilmeliyiz.
Referans/Şevket Sürek
- Yatırımlarınızı ''Yatırım Teşvik Belgesi'' Avantajları ile Gerçekleştirin
- Gümrük Teşkilatına 500 Yeni Memur Alınacak
- Kuraklık ve Mazot Vurdu Çiftçi Makine Alımını Kesti
- Üretimle İlgili Somut Adım Gerekiyor
- Kuruyemişimiz de Çin`den Geliyor!
İnternette son mevzuata göre bulduğum tek yorum ve haber bu diyebilirim...Sitenizi tebrik ederim...Daha ayrıntılı bahsederseniz memnun olurum.
Haberi oyla


del.icio.us
Digg
Yorumlar (0 onaylananlar):
Yorumu gönder