Rusya: Ortak mı, rakip mi?
Rusya, Gürcistan'ı kendi oyunuyla tuş etti. Kafkasya'da artık çok daha güçlü. Kafkaslar Rusya'nın Batı ile jeostratejik çekişmesinde en kritik alan olarak temayüz ediyor. Avrupa, doğalgaz tedariki açısından Rusya'ya giderek daha bağımlı hale geliyor. Hazar havzasının doğalgazına ulaşarak Rusya'ya olan bağımlılığı azaltmak için gereken boru hatları da Kafkaslar'dan ve Türkiye'den geçiyor. Kafkasya'yı kontrol eden, bir bakıma Avrupa'yı kontrol edebilir.
Rusya'nın Sovyetler Birliği'nin eski emperyal alanını bağımlı ulusal iktidarlar yaratarak kontrol etmek istediği anlaşılıyor. Bunu güvenliği için mi, yoksa yeniden süper güç olmak için mi istiyor bilmiyorum. Ama sonuç olarak Rusya'nın güç siyaseti Türkiye ile olan ilişkilerine ciddi bir belirsizlik boyutu katıyor. Rusya, Türkiye'nin zaman içinde neredeyse AB kadar önemli ekonomik ortağı mı olacak, yoksa gelişmesini başarıyla sürdürdüğü ölçüde bölgenin diğer büyük gücü haline gelecek Türkiye'nin siyasal rakibi mi olacak? Bu soruya verilecek yanıt Türkiye'nin geleceğinin şekillenmesinde önemli rol oynayacak.
Rusya ile Türkiye ekonomileri olağanüstü tamamlayıcı özelliklere sahipler. Rusya enerji ve hammadde ihraç ediyor. Enerji ve emtia fiyatlarındaki artışlar sayesinde muazzam cari işlemler fazlası veriyor. Fazla bu yıl 100 milyar doları geçer. Bu nedenle Hollanda sendromundan, yani Ruble'nin değerli olmasından etkilenecek. Şimdilik Ruble'nin değer kazanmasına izin verilmiyor. Buna karşılık rezerv birikimi artıyor, karşılığında piyasaya verilen Rubleler enflasyonu azdırıyor. 2007'de yüzde 8'in altına gerileyen enflasyon halen yüzde 15'i geçmiş durumda. Eninde sonunda Ruble değerlenecek.
Ruslar zenginleştikçe daha çok sanayi malı tüketecekler, daha çok bina yapacaklar, daha çok seyahat edecekler. Bunları da büyük ölçüde dışarıdan temin edecekler. Çünkü rekabetçi bir ekonomiye sahip olmaları çok zor. Türkiye zenginleşen Rusya ile dostane siyasal ilişkiler geliştirdiği ve tabii Rusya pazarına doğru politikalarla odaklandığı takdirde, büyüme için ihtiyaç duyduğu mal ve hizmet ihracatı ivmesi için büyük fırsat yakalar. 2000 yılında Rusya ile dış ticaret hacmimiz 4,5, açık 3 milyar dolardı. 2008'in ilk yarısının rakamlarına bakarak ticaret hacminin bu yıl 40'a, açığın da 26 milyar dolara çıkacağını söyleyebiliriz. Türkiye cari açığını azaltacaksa bunu Rusya'ya daha fazla mal ve hizmet satarak yapacak.
Bu, ortaklık perspektifidir. Gerçekleşmesi için Rusya'nın Türkiye'yi rakip olarak görmemesi, Türkiye'nin kalkınmasına ticaret kanalıyla destek vererek bölgesel güç olmasına yardımcı olmaktan gocunmaması gerekiyor. Bu olası mı? Bir bakıma evet, bir bakıma hayır. Dost ve sanayileşmiş Türkiye Rusya'nın refahını ve bölgenin istikrarını çok olumlu etkiler. Ama diğer yandan Türkiye NATO üyesi, AB'ye üyelik de ulusal hedefi. Dolayısıyla Rusya'nın Türkiye'ye bakışı Batı'yla ilişkileri tarafından belirleniyor. Eğer Rusya bir süper güç olarak yeni bir "soğuk savaş" dönemi başlatmak istiyorsa Türkiye'yi rakip olarak görecektir. Böyle bir ortamda Kafkaslar Rusya ile Türkiye'nin çeşitli araçlarla çatıştığı bir coğrafyaya dönüşür. Türkiye de Rusya'nın sunduğu potansiyel ekonomik katkıdan yararlanamaz.Rusya yeni bir soğuk savaş dönemi başlatmak istiyor mu? Bundan emin değilim. "Soğuk savaş" iki mutlak rakip olan kapitalizm ile sosyalizm arasındaki sistem çatışmasının ürünüydü. Bu çatışma tarihte kaldı. Bugün Rusya otoriter siyasal rejim altında devlet kontrollü bir kapitalizme yönelmiş bulunuyor. Demokrasi ve insan hakları konusunda Batı ile çekişme devam edecek. Batı otoriter rejimin üzerine gitmediği sürece yakın ekonomik işbirliği mümkün. Ama diğer yandan Batı kendi güvenliği ve değerleri açısından demokratik bir Rusya'yı gerekli gördüğü takdirde, Putin Rusyası'nın da Batı'ya karşı koz olarak Ortaasya ve Hazar'ın enerji kaynaklarının kontrolü için sert mücadele vermesi yeni bir "soğuk savaş" dönemini başlatabilir.
- Yatırımlarınızı ''Yatırım Teşvik Belgesi'' Avantajları ile Gerçekleştirin
- Finans Sektörü % 21 Büyüdü
- Şehitlerimizi Saygıyla Anıyoruz
- İhracat Nasıl Arttı?
- Bossa`nın % 50.1`i Akkardan`ın Oldu


del.icio.us
Digg
Yorumlar (0 onaylananlar):
Yorumu gönder